Birden Fazla Dilde Çeviri Yapmak

Foreign Language. Concept - learning, speaking, travelÇevirmen genel tanımıyla en az iki dile hakim olan ve bu diller arasında çeviri yapabilen kişi anlamına gelir, fakat günümüz dünyasında bu tanım içerisindeki “en az iki dil” ifadesi çoğu çevirmen için “iki veya daha fazla dil” haline gelmiştir. Bu durumun nedenlerinden ilki dünyada ülkeler arasındaki bağlantının artık çok daha kolay ve etkin olmasıdır, dolayısıyla bu etkin iletişim içerisinde çeşitli diller arasında çeviri yapacak çevirmene ihtiyaç artmıştır. İkinci neden de, bu etkin iletişim sayesinde dil öğrenmek de, tabii ki kişi yoğun bir çaba gösterdiği sürece, oldukça kolay hale gelmiştir. Olanakları ortalama seviye ve üstünde olan bir şehirde yaşadığınız ve ortalama veya üstü gelire sahip olduğunuz sürece istediğiniz dili öğrenmek için bir kursa gidebilirsiniz, fakat bunun yanı sıra internet dil öğrenmek konusunda eşsiz bir kaynak haline gelmiştir. Ücretsiz yazılar veya videoların yanı sıra, internet üzerinden de ücretli kurslar veya interaktif siteler üzerinden ilgi duyduğunuz bir dili öğrenmek mümkündür. Dolayısıyla, kurs olanaklarına sahip olmayan bir şehirde yaşamak bile dil öğrenmemek için bir bahane olmaktan çıkmıştır.

Bu kolaylıkların etkisiyle çevirmenlik mesleğini profesyonel olarak yapan kişiler birden fazla dil öğrenmeye yönelmektedirler. Bunun nedeni kişisel merak olduğu gibi, gelirlerini artırmak da olabilmektedir. Çevirmen gelirini artırmak için bir dili öğrenmek istediğinde aklına gelen ilk soru “Hangi dile talep daha fazladır?” olmaktadır. Bu sorunun günümüzdeki klasik cevabı Asya dilleridir, fakat Asya dillerinde Latin alfabesi kullanılmadığı için, özellikle de belli yaştan sonra, öğrenilmesi oldukça zor olabilmektir. Özellikle de kişinin o dile merakı yoksa, dilin tınısını rahatsız edici buluyorsa veya başka bir nedenle kendisini o dile uzak hissediyorsa, dili öğrenmesi oldukça zor olacaktır. Bu nedenle ikinci dil konusunda çevirmenin talepten çok, kendi ilgilendiği dile yönelmesi hem mesleki hayatı hem de kişisel hayatı için daha sağlıklıdır.

Çevirmenler ana dilleri dışında öğrendikleri ilk dili genellikle okulun etkisiyle öğrenirler, dolayısıyla bu dil, okulun onlar için seçtiği ikinci dil olur. Buradan çevirmenin öğrendiği ilk yabancı dili çeviri amacıyla öğrenmediği anlaşılabilir. İkinci dile de benzer bir şekilde yaklaşmak ve sonrasında profesyonel çevirmenlik mesleği için kullanmayı düşünmek ideal seçimdir. Böylece çevirmen yeni öğrendiği dil konusunda aceleci davranmaz ve yalnızca iyi bir şekilde öğrendiğinden, dolayısıyla çevirmeye hazır olduğundan emin olduktan sonra o dili aktif bir şekilde mesleki hayatına dahil eder.

Posted in: